Afet Bilincine Sahip Olmak Ne Demektir?
Giriş: Afet Bilincine Giden Yol
Hayat, İzmir’de yaşamanın keyfini çıkarırken bir yandan da hiç beklenmedik anlarda, mesela ortada hiçbir şey yokken, aniden bir deprem olabileceği gerçeğini kabullenmek zor olabilir. Bunu her an aklınızın bir köşesinde tutarken, günlük yaşantınızı sürdürmek işin zor kısmı. İşte tam bu noktada “Afet bilincine sahip olmak” devreye giriyor. Evet, biliyorum, çok felsefi bir soru gibi görünüyor. Ama merak etmeyin, ben de İzmirli bir genç olarak bu sorunun cevabını bulmaya çalışacağım. Hem biraz gülüp eğlenip hem de ciddiyetle kafa yorarak, hayatı biraz daha kolay anlamaya çalışacağız.
—
Afet Bilinci Nedir?
Afet bilinci demek, ne zaman, nasıl ve hangi şartlar altında bir afetle karşılaşabileceğimizi bilmek, bu durumda ne yapmamız gerektiğine dair planlar yapmamız demektir. Mesela, bir gün ansızın bir deprem olur ve elektrikler gider. O an birçoğumuz “Ah, şimdi ne yapalım?” diye düşünürken, afet bilincine sahip biri çoktan “Ay, ofiste elektrik gittiği an, mobil telefonumun şarjı bitmesin diye şarj cihazımı yanıma aldım” diye düşündüğünden emin olur. Hani şu akıllı telefonlarımızla hiçbir yere gitmediğimiz ama her yere bir şekilde gittiğimiz cihazlar var ya… İşte onların gücü burada!
—
Hayatın İçinden: “Afet Bilinci” Mi? Benimkisi “Düşünme” Bilinci!
Bir gün arkadaşım Çağıl’la sahilde yürüyordum. Dedim ki: “Biliyor musun, deprem olsa ne yaparım?” Hemen cevabı geldi: “İlk olarak, hepimizin Instagram story’sine ‘Savaş, son dakika, deprem oldu’ yazıp, sonra korkudan yavaşça yürüyüp daha da korkarım!”
Bu espriyi yaparken, aslında biraz da kendimi düşündüm. Deprem gibi bir şey olduğunda, korkudan çok ne yapacağımı düşünürüm. “Afet bilincine sahip olmak” işte tam da bu noktada devreye giriyor. Yani, bir anlık panik ve korkunun önüne geçip, mantıklı bir şekilde hareket edebilmek. Ama tabii, bu benim gibi sürekli “Ya şimdi ne yapsam?” diye düşünen birine hiç de kolay gelmiyor.
—
Afet Bilincine Sahip Olmanın Gündelik Hayatta Yeri
Afet bilincine sahip olmak demek, sadece afet anında değil, hayatın her anında nasıl bir hazırlık yapmamız gerektiğini anlamak demek. Bu sadece deprem için geçerli değil. Mesela, markette birden fazla ödeme yapmak zorunda kalırsanız, cüzdanınızı nereye koyduğunuzu hatırlamaya çalışırken, afetten önce bir çeşit düzen oluşturmalısınız. O an aklıma gelmişti. Yani, bir afet anında bile kendi hayatınızı düzene koymanız için bu tür ön hazırlıklar şart.
Örneğin, geçen hafta çok klasik ama bir o kadar da dramatik bir durum yaşadım. Bir gün evde tek başımaydım, ve evdeki şehvetli köpek, Tuna, sürekli havlıyordu. Belki bir karga geçiyordu, belki apartmandaki diğer köpekler bir araya gelip neşeyle dans ediyorlardı, kim bilir? Ama birden “Ya şimdi gerçekten bir şey mi oldu?” diye düşündüm. Hemen evdeki afet kitimi kontrol ettim (ki evde ne olduğunu bilmediğimi fark ettim). Elimde sadece bir yedek powerbank, birkaç kutu ton balığı ve yarım paket çikolata vardı.
—
Afet Bilincine Sahip Olmanın Psikolojisi: “Şimdi Ne Yapmam Gerek?”
Afet bilincine sahip olmak, sadece hazırlıklı olmak değil, aynı zamanda soğukkanlılığı korumayı da gerektiriyor. “Evet, bir felaket olabilir ama ben buradayım, panik yok” demek, biraz süper kahramanlık gibi geliyor. Gerçekten de afete hazırlıklı olmak, daha sonra yapacaklarımızı sorgulamakla ilgili bir hal alıyor. Mesela, acaba depremde 3 katlı bir binadan kaçarken ne yapmalıyım? Ya da bir yangın çıkarsa, 112’yi hemen mi aramalıyım? Ya da her şey kaybolursa, nereye sığınmalıyım?
Bunlar gerçekten cevaplanması gereken sorular ve hiç de komik değil, ne yazık ki. “Peki, birden aklıma geldi de, afet konusunda gerçekten bilinçli miyim?” sorusu bana her zaman geçer. O yüzden, bu bilinci her an, her yerden hatırlamak önemli. Hem ciddi, hem biraz eğlenceli düşüncelerle, sonuçta “afette soğukkanlı” olabilirim.
—
Afet Bilincine Sahip Olmak Ne Demektir? Sonuç
Sonuç olarak, afet bilincine sahip olmak demek, sadece afet anlarında ne yapacağınızı bilmek değil, aynı zamanda bu bilinci her an yaşamak demek. Kısacası, dışarıda bir deprem olsa ya da bir fırtına başlasa, afete hazırlıklı olmanın tek yolu, her zaman bir adım önde olmaktan geçiyor. Yani, hem düşündüğüm kadar “afette soğukkanlı” olabilmek hem de hayatı her anı dikkatle yaşamak; işte bu da “Afet bilincine sahip olmak” demek.